23-Şubat-2019 - Cumartesi

Vali Erin Suriyeli İş Adamlarıyla Tanışma Toplantısına Katıldı

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Şanlıurfa Şubesi tarafından düzenlenen “Arap İş Dünyası Tanışma Yemeği” toplantısına katıldı.

31-01-2019 16:54

Cumhuriyet Parkı Sosyal Tesislerinde, MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar, MÜSİAD Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gazi Mısırlı, MÜSİAD Şanlıurfa Şube Başkanı Mahmut Saatçı ve yönetim kurulu üyeleri ile Şanlıurfa’da yaşayan Suriyeli iş adamlarının iştirakiyle gerçekleştirilen toplantıda konuşan Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, İslam coğrafyasındaki tüm ülkelerin büyük bir yıkım altında olduğunu belirterek, “Aslında başımıza gelen her şey, elimizle yaptığımız şeyler. Size, yaptığınızdan başka bir şey yoktur. Hazırladığımız ve tuttuğumuz yol ve yöntem, aramızdaki ayrılık ve fitne fesat bu durumun temel sebebidir. Kardeşliğimizi unuttuğumuz için bütün bu sıkıntıları yaşıyoruz. Büyük yıkımlar, savaşlar ve acılarla boğuşup duruyoruz. Bugün Suriye’de, daha önce Irak’ta, Mısır’da, Sudan’da, Somali’de aklınızda gelecek tüm İslam ülkelerinde fakirlik var, yoksulluk var, savaş var ve acı var. Bunun son halkası Suriye’dir. Ders almaz, ilahi mesaja dönmezsek, Peygamberimizin sünnetine tekrar rücu etmezsek, Suriye son halka olmayacak, bu teselsül edip sürüp gidecek. Birbirinizi dost edinin, kafirleri dost edinmeyin, bu kadar açık aslında. Bu; ticaret yapmayın, onlarla iş yapmayın anlamında değil. Ticaretimizi en profesyonel şekilde yaparken, esas kardeşlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Bu ilahi bir kanundur, Müslümanlar için olmazsa olmaz temel bir ilkedir ve biz bundan uzaklaştıkça yıkılacağız, yok olacağız. Buna yaklaştıkça ve bunu yaşadıkça, inşallah onurlu ve şerefli bir devlet olarak yaşamaya devam edecek, adaleti, kardeşliği sadece Müslümanlar arasında değil, tüm insanlara hediye etmiş olacağız” dedi.
Küresel anlamda büyük bir gelir adaletsizliği olduğunu hatırlatan Vali Erin, bu durumun her geçen gün daha kötüye gittiğini, kaynakların ve barışın adil şekilde tesis edilmediği yerde huzurdan bahsedilemeyeceğini ifade eden Vali Erin, Suriye’de başlayan savaş akabinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açık kapı politikası uygulayacağını belirtmesiyle Türk milletinin Suriyeli kardeşlerine sahip çıktığını ve ensarlık görevini yerine getirdiğini dile kaydetti.
Suriyeli misafirlere karşı yerine getirilmesi gereken görevlerde eksiklik ve kusurları bulunduğunu ancak tamamen yerine getirmek için gayret gösterdiklerini kaydeden Vali Erin, mesailerinin her gününde Suriyelilerle ilgili konuları görüştüklerini söyledi.
Türkiye’de 3,5 milyondan fazla Suriyeli bulunduğunu ve İstanbul’dan sonra en çok Suriyeli’nin 550 bin nüfusla Şanlıurfa’da yaşadığını hatırlatan Vali Erin, konuşmasına şöyle devam etti:
Şanlıurfa’nın 2 milyon nüfusu var. 2011 yılından itibaren, bu nüfusun dörtte biri kadarını da getirip bu nüfusun içine yerleştirdiğinizi düşünün ve bunu yedi yıl boyunca sorunsuz şekilde bugüne getiren bir milletten bahsediyoruz. Bu vesile ile Şanlıurfalı tüm kardeşlerimize, hepinizin huzurunda gösterdikleri bu misafirperverlik için bir Vali olarak teşekkürlerimi bir kez daha dile getirmek isterim.
Bazı Avrupa ülkelerinin dile getirdiği konuların hiç biri gündemimizde değil. Suriyeli kardeşlerimizi burada misafir etmenin maliyeti ve hesabı içerisinde değiliz. Suriye, emin bir memleket haline gelinceye kadar bu kardeşlerimize karşı kardeşlik hukukunu yerine getirmek rabbimizin ve peygamberimizin biz emridir ve bu emri yerine getireceğiz.
Burada yaşayan 550 bin Suriyeli kardeşimizin tek ihtiyaçları gıda ve barınma değildir. Bunların kendi ayakları üzerinde durabilecekleri iş imkânları, okul çağındaki çocukların tamamını okullaştıracak ve çalışma çağındaki gençlere de iş imkanı sağlamak suretiyle hem kendilerini geçindirecekleri, hem de yaşadıkları şehre katkı sunabilecekleri imkanı sağlamak istiyoruz.  550 bin Suriyeli kardeşimizin, okul çağında 150 bin çocuğu var. Bu sayı, Urfalı çocuklarla birlikte 700 bindir. Bu 700 bin çocuğa, Türkiye ortalamasında eğitim altyapısı oluşturma anlamında zaten eksikliğimiz vardı. Nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu il merkezi ve özellikle Akçakale’de büyük oranda ikili eğitim uygulanıyordu. Ama bunu aşacağımızı ifade ettik, son iki yılda devletimizin eğitime ayırdığı kaynaklar ve burada yaşayan arkadaşlarımızla, Kuveyt Emirliği öncülüğünde hayır kuruluşlarının da desteğiyle önemli bir aşamayı katettiğimizi de sevinerek ifade etmek isterim.  Son iki yılda 400’ün üzerinde okulumuzun inşaatına başladık ve bitirme aşamasına geldik. Bu da 4 bin derslik anlamına gelir. Cumhuriyet tarihi boyunca 2002 yılına kadar inşa edilen derslik sayısı kadar dersliğin, bir yıl içerisinde inşa edildiğini düşünün.
 
OKULA GİDEN SURİYELİ ÇOCUK SAYISI 75 BİNİ BULDU
2017 yılı ortalarında okula devam eden Suriyeli çocuk sayısı 24 bin civarında iken, bugün sayının 85 bini aştığını belirten Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, 2019 yılı sonuna kadar tüm Suriyeli çocukların okullaşmasını temin etmek istediklerini söyledi.
Şanlıurfa’da yaşayan Suriyeli yetim ve dullara yönelik hizmetler ile sağlık hizmetlerine yönelik çalışmalar hakkında da katılımcılara bilgi veren Vali Erin, “Burada yaşayan Suriyeli kardeşlerimiz hizmetlerden memnunlar, bu da bize görevimizi yerine getirmenin mutluluğunu yaşatıyor” diye konuştu.
 
EN FAZLA İHMAL ETTİĞİMİZ ALAN ÜRETİM VE İSTİHDAM
Şanlıurfa’da yaşayan Suriyelilere yönelik en fazla ihmal edilen alanın üretim ve istihdama katılmaları olduğunu kaydeden Vali Erin, yeni istihdam alanları oluşturmak, yeni fabrikalar kurmak zorunda olduklarını söyledi.
Şanlıurfa’nın tarım ve tarıma dayalı sanayi başta olmak üzere büyük bir potansiyelinin bulunduğuna dikkat çeken Vali Erin, organize sanayi bölgelerini genişletmeye yönelik altyapı projelerini uygulamaya koyduklarını, ihtisas sanayi bölgeleri kurduklarını ifade etti.
Pamuk, fıstık ve hububatta büyük üretim potansiyeli bulunduğunu ancak bunu sanayide değerlendirecek yatırımlara ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Vali Erin, Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesinde 100 dönümlük bir alanı Suriyeli İş Adamları Derneği’ne buraya yapılacak yatırımlar için bedelsiz tahsis edildiğini, yatırım için gelen üç fabrikanın temelinin yakında atılacağını belirtti.
 
MÜSİAD’A TEŞEKKÜR ETTİ
Yapılan toplantının, bu alanda yatırım yapmak isteyen yatırımcıları cesaretlendirmesini dileyen Vali Erin, “İnşallah yakın zamanda bu alanın tamamı fabrikalarla dolar ve gençlere istihdam alanları oluşur” diye konuştu.
MÜSİAD’a gerçekleştirdiği çalışmalardan dolayı teşekkür eden Vali Erin, aynı gün gerçekleşen kongrede güven tazeleyen MÜSİAD Şanlıurfa Şube Başkanı Mahmut Saatçı ve yönetim kurulu üyelerini de tebrik etti.
 
“KARDEŞLİK HUKUKUMUZU ORTAKLIKLA BİRLEŞTİRMEK İSTİYORUZ”
Toplantıda bir konuşma yapan MÜSİAD Şanlıurfa Şube Başkanı Mahmut Saatçı da, düzenlenen gecenin, kardeşlik hukukunun ortaklık hukukuna dönüşeceği bir gece olmasını dileyerek katılanlara teşekkür etti.
Peygamberler şehri Şanlıurfa’nın, kardeşlik hukukunun pekiştiği bir şehir olduğunu dile getiren Başkan Saatçi, “Biz bu gece, bu kardeşlik hukukunu hatırlatmak için bir araya geldik. Bu vesile ile MÜSİAD Genel Merkezimize teşekkür ediyorum. Başka bir zenginliğimiz, daha farklı bir avantajımız daha var, Şanlıurfa kenti olarak Sayın Valimiz öncülüğünde olmanın avantaj ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sayın Valimiz bizim için büyük bir şans, hakikaten bu işin öncülüğünü üstlenmiş durumda. Bizler de iş dünyası olarak yanında duruyoruz. Arap iş dünyası ile bu şehrin bütünleşmesi için çok önemli çalışmalar yapıyor. Kendilerine bir Urfalı olarak teşekkür ediyorum” dedi.
MÜSİAD Şanlıurfa Şubesi olarak bu işbirliğinin gerçekleşmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Başkan Saatçı, Şanlıurfalı iş adamlarının Suriyeli iş adamlarıyla buluşmasına verdiği destekten dolayı da Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi’ye teşekkür etti.
 
YARAR: MÜ’MİNLERİN BİR ARAYA GELMESİ ZORUNLULUKTUR
Toplantıya katılanlara teşekkür eden MÜSİAD Kurucu Başkanı Erol Yarar ise yaptığı konuşmada, “Müminlerin bir araya gelmesi, bir keyfiyet değil, zorunluluktur. Ve eğer müminler Allah rızası için bir araya gelirlerse, Allah’ın kudret eli de onların üzerinde olur. Bizler mümin insanlarız, taşıdığımız İslam nimetinin karşılığını Allah’ın rızasına uygun amellerle süsleyip, kıyamette, sonsuz hayatta mutluluğu arayan insanlarız. Bizim için Allah’ın rızasını kazanmak, her şeyden çok daha önemlidir. Karşımıza çıkan olaylar, savaşlar, yokluklar, hastalıklar ve sıkıntılar Allah’ın bize verdiği bir imtihandır” dedi.
Suriyeli iş adamlarına hitaben konuşan Yarar, “Sizler, çok büyük bir sıkıntının içinden, adeta Allah Resulünün Mekke’den çıkarıldığı gibi bir güzel beldeye hicret ettiniz. Ve bu hicret, Allah’ın Resulünün ifadesiyle, ‘ey güzel şehir, zorunlu olmasaydım seni terk etmezdim’ dediği gibi, zorunlu bir hicrettir. Ama o hicretin neticesinde hiçbir zaman bir zillet olmadı, o hicret neticesinde muhacir ve ensarın kaynaşmasıyla Allah’ın rahmetine dönüştü ve İslam nuru o hicret sonrasında dünyaya yayıldı. O zaman bizim imtihanımız da bugün budur. Hicret etmek zorunda olan müminlerle, ensar olanlar kaynaşırlarsa Allah’ın rahmeti tecelli eder ve bütün dünyaya nur olarak yayılır. Onun için sizlerin başınıza gelen bu sıkıntılı hali, Allah’ın Resulünün karşıladığı gibi karşılamanızı,  bizler de ensarın sizleri karşıladığı gibi karşılamanın gayret ve mücadelesi içindeyiz. Valimizle, devletimizle, işadamlarımızla, toplumumuzun her ferdiyle bunu yapmanın gayreti içerisindeyiz” diye konuştu.
Hz. Muhammed’in Medine’ye hicret ettikten sonra ilk yaptığı işin, mescidi kurduktan sonra Medine pazarını kurmak olduğunu söyleyen Erol Yarar, “Peygamberimizin kendi elleriyle taşlarını koyarak inşa ettiği bu pazara bugün, Medine pazarı diyoruz. Bugün dünyada Müslümanların hasret kaldığı işbirliğinin, Medine pazarı şuuruyla oluşması gerekmektedir. 1977 yılında MÜSİAD’ı kurduğumuzda, bugünkü Medine pazarını nasıl kurabiliriz diyerek beş kişiyle başladık. Bugün dünyadaki servetin Müslümanların elinde olmamasından dolayı büyük bir gelir dağılımı eşitsizliği gözümüzün önündedir. Geçen gün yayınlanan bir raporda, dünyadaki en zengin 26 kişinin servetinin 3,5 milyar insandan daha fazla olduğu ifade edilmiştir. Dünyadaki 80 trilyon dolarlık servet Müslümanların elinde olsaydı, verilecek zekatlarıyla dünyada fakir kalmıyor, fakirler bile zekat verebilecek hale geliyorlardı. Ama biz, ticaret alanlarını gayrimüslimlere, Yahudilere ve mümin olmayanlara bıraktığımız için, bugün İslam alemi zillet içindedir. Onun için MÜSİAD, herhangi bir işadamı derneği değildir. MÜSİAD, 120 bin peygamber içinde ticaret sıfatı ile sıfatlanmış, Ahirzaman Peygamberi’nin yolunda gitmek gayesiyle kurulmuş bir işadamı derneğidir. O zaman biz bugün Urfa şehrinde, Medine pazarını kurmak istiyorsak, sizlerin ve MÜSİAD üyeleriyle kaynaşmasını temin etmek yapacağımız ilk icraat olacaktır. Onun için, tüm MÜSİAD camiası, 10 bini aşan üyesi, 30 bini aşan şirketiyle, 1.6 milyon kişiyi istihdam eden MÜSİAD camiası tüm dünyada ve İslam aleminde yaygın olan en büyük iş adamı cemiyetidir. Eğer biz Allah’ın kudret elinin üzerimizde olmasını istiyorsak, öncelikle Urfa’da ve tüm dünyada Müslüman tacirler olarak kaynaşmak mecburiyetindeyiz. Sizlerin Urfa MÜSİAD’a, Türkiye’deki ve tüm dünyadaki MÜSİAD’a ulaşmanız için imkanları seferber edeceğiz” dedi.

Urfadasın Haber              

YORUM YAZ
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan
Şanlıurfa Haberleri, Güncel Haber sitesi, Urfadasın sorumlu değildir.
urfalı
savaş mağduru kadınlara çocuklara yardımcı olan sivil toplum kurumlarına teşekkürler