Tazesi, kurusu, turşusu, pulu, isotu… Daha sayamayacağımız kadar çok türü olan acı biber, Şanlıurfa'da su gibi tüketiliyor. Acının özellikle Şanlıurfa gibi sıcak illerde sıkça tercih edilmesi merak konusu.

Sıcak havalarda yiyecekler olduğundan çok daha hızlı bir şekilde bozuluyor. Yüksek sıcaklıktaki bakterilerin enzimleri, böyle havalarda çok daha etkili çalışır. Haliyle buzdolabı gibi bir teknolojinin de geçmişte olmadığını düşünüldüğünde yiyeceklerin bozulmadan korunabilmesi için bir yöntem geliştirilmiş olmalı.

isot hazırlığu

"İyi de bu yöntemin acı biberle ne ilgisi var?" 

 Acı biberin içinde alkoloid grubundan olan kapsaisin maddesi bulunuyor. Bu etken madde, antimikrobiyal etkiyi de bünyesinde barındırıyor. Bu konuyla ilgili Cornell Üniversitesi bir araştırma gerçekleştirmiş. Araştırmanın başında olan Paul Sherman ve ekibinin yaptığı çalışmaya göre, kapsaisin içeren maddeler, mantar ve bakteri barındırmıyor; üstelik üremelerini de engelliyor. Bu da yiyeceklerin uzun ömürlü olmasına büyük fayda sağlıyor.

Yani Şanlıurfa gibi sıcak bölgelerde acının kullanma amacının kısa ve net bir açıklaması var. Bakterileri öldürme gücü bulunan acı biber, sıcak iklimlerde bozulmaya yüz tutabilecek yiyecekleri de böylece taze tutabiliyor. Günlük yaşamı ve dolayısıyla kültürü de beraberinde etkileyen bu durum, zamanla bir adaptasyona dönüşmüş olacak ki sıcak iklim halkı da Şanlıurfa gibi acıyı severek tüketiyor.