Çalışmalar sürdükçe dünyanın bilinen tarihinin değişeceği öngörülürken, kazı çalışmalarına ilişkin son gelişmeleri Göbeklitepe ile Karahantepe'nin Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karu, Karahantepe'de çalışmaların 100-150 yıl sürebileceğinin söyledi.

İnsanlık tarihine dair heyecan verici keşiflere ilgi duyan ünlü İspanyol fotoğrafçı Isabel Muñoz'un "Yeni Bir Hikaye- Göbeklitepe ve Çevresinden Fotoğraflar" isimli sergisi İstanbul'da sanatseverlerle buluştu. Fotoğraf çekme sürecini "rüya gibiydi" sözleriyle anlatan Muñoz, bölgeden çok etkilendiğini vurgulayarak "Karahantepe'de başka bir şey var" ifadelerini kullandı

İnsanlık tarihini yeniden yazdıracak bulguları ortaya çıkaran Göbeklitepe, 11 bin 600 yıl öncesine ait sunduğu bilgilerle dünyanın dört bir yanında hayranlık uyandırdı.

Göbeklitepe'nin namı dünyaya öyle bir yayıldı ki geçtiğimiz sene yaklaşık 850 bin kişi ziyaret etti. Bu ziyaretçilerin yüzde 30'u belki de insanlık tarihi için çok daha heyecan verici olan, Neolitik çağın en önemli yerleşim merkezlerinden bir diğeri olan Karahantepe'yi ziyaret etti.

Peki nedir bu Karahantepe? Karahantepe'deki bulgular tarih öncesi döneme ait neleri ortaya çıkarıyor? Kazı çalışmalarında son durum nedir?

"ÇALIŞMALAR 100-150 YIL SÜRECEK"

İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı ve Göbeklitepe ile Karahantepe'nin Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul ile son gelişmeleri konuştuk. Prof. Dr. Karul, Karahantepe'deki kazıların henüz bölgenin çok küçük bir bölgesinde yapıldığını söyleyerek, çalışmaların 100-150 yıl sürebileceğinin altını çizdi.

Karahantepe'deki kazılara 2019 yılında başladıklarını ve bu seneki kazıları temmuz ayı itibariyle devam edeceklerini dile getiren Prof. Dr. Necmi Karul, "Geldiğimiz aşamada pandemiden dolayı belirli bir noktaya odaklandık, o noktada da içerisinde kamusal yapıların, konutların olduğunu ve içerisinde 600-700 yıllık yapıların olduğu farklı katmanları içeren yerleşim dokusunu kısmen açığa çıkardık. Bu yıldan itibaren kazıların yanı sıra açığa çıkan kalıntılarında korunmasıyla ilgili ayrı bir proje yürüteceğiz.” dedi.

"KAZI YAPTIĞIMIZ ALAN ÇOK KÜÇÜK BİR BÖLÜMÜ İÇERİYOR"

Karahantepe'nin 140 dönümlük bir alan olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karul, "Karahantepe çok büyük bir yer, kazı yaptığımız alan çok küçük bir bölümü içeriyor. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarla Karahantepe'ye ilişkin bir şey söylemek çok güç. Buna rağmen buradaki çalışmalar neyi öne çıkaracak derseniz Göbeklitepe ile çağdaş, benzer kültürel ögeleri içeren ama farklılıklara da sahip başka yerleşmelerin de olduğunun en önemli kanıtlarından birini oluşturdu. Bu da bizim Taş Tepeler Projesi’ni yapmamıza vesile oldu, bugün 9 noktada birbiriyle çağdaş yerleşkeler kazılıyor. Karahantepe özelinde M.Ö 9 binli yıllara ait çok sayıda kamusal yapıların olması bunlarla eş zamanlı günlük yaşamın sürdüğü konutların yapıldığını keşfetmek en önemli bulgulardan biri." ifadelerini kullandı.

Taş Tepeler Projesi'nin ise dünyada yapılan en büyük "prehistorik" (tarih öncesi) proje olduğunu vurguladı.

Göbeklitepe gibi Şanlıurfa'nın Haliliye ilçesinde bulunan ve tarihe ışık tutmak amacıyla kazılan 12 farklı noktayı içeren Taş Tepeler Projesi, Göbeklitepe, Karahantepe, Gürcütepe, Sayburç, Çakmaktepe, Sefertepe, Yeni Mahalle, Ayanlar, Yoğunburç, Harbetsuvan, Kurt Tepesi ve Taşlıtepe’yi kapsıyor, şu anda bu bölgelerin 9’unda kazılar sürüyor.

Şanlıurfa'da yüzlerce kilometrelik alana yayılmış insanlık tarihine dair heyecan verici keşiflere ilgi duyan bir isim de ünlü İspanyol fotoğrafçı Isabel Muñoz oldu.

"Isabel Muñoz: Yeni Bir Hikaye- Göbeklitepe ve Çevresinden Fotoğraflar" isimli sergisinde Türkiye’nin en önemli arkeolojik alanlarından Göbeklitepe ve bölgedeki Taş Tepeler’i konu alan çalışmalarına ait fotoğrafları İstanbul’da sanatseverlerle buluştu. İlk kez arkeolojik bir alan fotoğraflayan Isabel Munoz çok heyecanlı olduğunu dile getirdi.

"KARAHANTEPE'DE BAŞKA BİR ŞEY VAR"

Osmanlı mimarisine bayıldığını söyleyerek sözlerine başlayan Isabel, arkeolojik bir alanı ilk kez fotoğraflamanın çok başka bir duygu olduğunun altını çizdi.

Isabel, "Karahantepe'de kesinlikle başka bir şey vardı; yazılı hikayeler, hayvan görselleri, sosyal toplanma alanları. O insanlar bizimle bir şey paylaşmak istemiş, doğayla iletişim kurmuşlar. Onların bir konuşma, anlaşma şekilleri varmış ve ben de orada onu gördüm, anlamaya çalıştım. Fotoğraflarımda o duyguyu geçirmek, paylaşmak en büyük isteğim."

"KENDİMİ SEÇİLMİŞ KİŞİ GİBİ HİSSEDİYORUM"

Göbeklitepe'den de çok etkilendiğini söyleyen Isabel, Karahantepe'nin kendisinde yarattığı etkinin çok başka olduğunu söyledi. Ancak henüz bunun sebebini bulamamış. Sohbetimiz sırasında bir anda "Galiba Göbeklitepe'de ölümü Karahantepe'de yaşamı gördüm" dedi.

"TÜM SÜREÇ RÜYA GİBİYDİ"

Bu bölgeyi fotoğraflayabildiği için kendini "seçilmiş kişi" gibi hissettiğini söyleyen Isabel, "İspanyol arkadaşlarım burada olabildiği için bana imrendi." sözlerini kullandı.

Sergisi için çok heyecanlı olan Isabel, sadece duyguyu geçirmek ve insanlarla bunu paylaşmak istediği söyledi ve ekledi; "Tüm süreç rüya gibiydi..."

Muñoz'un sergisi, 17 Eylül'e kadar Pera Müzesi'nde sanatseverlerle buluşacak.

*Haberin kapak görseli Isabel Muñoz'a aittir.